İçeriğe geç

Strateji Taktik Fırsatçılık Değildir

Taktik fırsatçılık herkesin aynı stratejiyle hareket ettiği sektörlerde yaygındır. Tüm oyuncuların benzer hedeflere kilitlendiği ve stratejik yaratıcılığın “sektörün en iyisi biz olacağız”‘dan öteye geçemediği arenalarda, homojen stratejiler birbirini etkisizleştirir. Zira, herkesin aynı düşündüğü yerde, çok düşünülmez…

Stratejik yaratıcılığın güdük kaldığı bu ortamlarda en çok rastlanan strateji, rekabeti kopyalama, yani “me too” stratejisidir. Rekabeti kopyalamanın kırılımı da ticari casusluğa başvurmak, rakiplerden yetenekli eleman tavlamak, lokasyon bindirmeciliği yapmak, fiyat savaşları başlatmak, tedarikçileri sonuna kadar sıkıştırmak, devlet teşviklerini kollamak, bayatlamış “trendlere” atlamak, hackathlon’larda girişimcilerin fikirlerini çalmak gibi ucuz taktik hamlelere başvurmaktır.

Taktik fırsatçılık stratejik veya başka bir deyimle planlı fırsatçılık değildir. Planlı fırsatçılık yeni iş modelleri ve/veya teknolojilerle şirketin geleceğini güvence altına almak, farklılaşarak tümüyle yeni iş alanları yaratmaktır. Taktik fırsatçılık ise mücadele etmek, savaşmak, mevcut pastadan pay koparmak için çabalamaktır. Turistlerin kazıklandığı bölgelerde yan yana sıralanmış, birbirinden hiçbir farkı olmayan restoranlardan biri olmaktır.

Planlı fırsatçılık, piyasanın gönderdiği erken ve henüz zayıf sinyalleri algılamak, stratejik değişim gerçekleştirmek ve pastayı büyütmektir. Rekabetle didişmeden bir “category of one” veya “alanında tek olma” pozisyonu oluşturmak ve büyüyen pastanın tüm yeni dilimlerini afiyetle tek başına yemektir…

Taktik fırsatçılıktan vazgeçmek için zihinsel tembelliği, yönetsel disiplinsizliği ve ticari hazırcılığı aşmak elzemdir.

Tarih:Blog

Bu yazı yorumlara kapalı.